Ibrahim's profileIceman® PalasPhotosBlogLists Tools Help

Iceman® Palas

December 11

akatlar sokak no26/1 bakırköy....

İstanbul macerasının 6.senesinde ilk ikametgahım olan akatlar sokak 26/1 bakırköy'den geçtiğimiz cumartesi günü taşındım. Maddi bağlamda epi topu 3kişi evi taşımanın verdiği ağır yorgunluktan öte manevi yorgunluğu daha fazlaydı...
O ev özgürlüğümün ilk kalesiydi... Kendi kiramı ilk kez verdiğim evdi...ilk misafirlerim...ilk komşularım... birçok ilk vardı orada...
hiç hüzün girmedi o eve, hep neşeliydi.. şen kahkahalar yükseldi, şakaların en eşşeği, fıkraların en açığı, hikayelerin en komiği o evdeydi..
ilk yemek çalışmalarımın merkeziydi daracık mutfağı...makarna mantı derken wok tavada tavuk sotesi evin ilk misafirine ikramı oldu..
6 senedir hep aynı dürümcüden hep aynı siparişi vermiştik o evde... dürümcü bile üzüldü gidişime..."abi olsun yine gelirsin" diyebildi...
Herşeyi taşıdım evden ama bir tek duvarda Çağdaş'la Semiha'nın bende kaldıkları dönemde çizdikleri resmi sökemedim oracıktan...
Börtü böceği, faresi, kedisi ile adeta bir çiftlik havasındaydı da evim...Akrebin gözlerini de gördük, farenin alttan gelen tıkırtılarını da..
Güzeldi evim...adres tarifi ile nicelerinin zorlanmadan bulduğu o ev... bakırköye dönünce 3.durakta in, 3 sokak aşağıya in, soldan 3.apartman...
herkes 3.dairemi yoksa derdi :D
3 sene yılbaşı o evde çok renkli çok heyecanlı geçti, jackass'leri de orada yaptık, kurtlar vadisinin ilk bölümünü de orada seyrettik..
perşembe akşamları herkes kendi yerine oturur pür dikkat izlerdik...
Gelenler evin tek bölünmez kuralına hep saygı gösterdiler... herkes kapı önünde içti sigarasını öyle girdi içeri....
arada kaçamaklar oldu elbet ama ev sahibi olarak hoş gördük...
Sevgililerin soğuk kışta uğrak durağıydı evim, hem bana eğlence oluyordu hemde güzel ve ekonomik vakit geçiriyorduk...
Doğum günü hediyesi gelen monopoly ile en soğuk kışlarda bile bir demlik çayla bütün gün eğlenirdik..
Uzun senelerdir görüşülmeyen dostlarla kaynaştık hep, yolu düşende uğradı, suyu kesilen de...
6 sene o evde çok anılar yaşadık ve artık hepsi orada hatırlanmak üzere birer kısayol bıraktı...
Evden son kez çıkışım, komşularımla helallik almam benim için çok garip oldu...Onlar beni her kandilde unutmaz mutlaka bir tabak helva, aşure verirlerdi.
Bende elimden geldiğince hatırlarını sorardım...
Onlarda gidişime çok üzüldüler...

Artık yeni bir adres yeni bir dünya yeni bir ev...
O evde hayatımın en güzel 6 yılını geçirdim...bu 6yılda o evin kıyısından köşesinden, mutfağından koltuğundan geçen, anı bırakan herkese selamlar olsun...

Güle güle evim....

July 21

Yağmur Mini Market...

Murat abiye selamlarımla...

Bundan 6 sene önceydi Bakırköy'e taşındığım ilk gün tanıştığım ilk insandı O.
Gel zaman git zaman alıştık, koyu sohbetler ettik, beraber TV'de Kurtlar Vadisi fragmanlarını seyredip yorum yaptık.
Tek başına yaşadığım malikhanemin tüm ihtiyaçlarını (makarna,yoğurt,yumurta,domates,kola,soda,bira,çerez,ekmek) Yağmur Market'ten aldım hep..
Yine bir cumartesi akşamı geç saatte eve dönmüş olmamdan ötürü uğrayıp bir gazoz alayım dedim ama tezgahın arkasında başka biri duruyordu.
Aldım gazozu bozuklarım yetişmediği için dedim "Murat abiye söylersiniz 25krş çıkmadı sonra veririm" diye adamın "murat artık yok biz devraldık" burayı demesi beni dumura ve dolayısı ile üzüntüye uğrattı.
Kar kış demeden dükkanı her daim sabah 9 akşam 10.30 arası açık tutan Murat abi de yobazlaşan tüketim kültürü alışkanlığına kurban gidenler arasında yerini almıştı.
Çok üzüldüm ve günlerdir düşünüyorum acaba bu süreç daha ne kadar devam edecek. Tekelleşen tüketim alışkanlıkları küçük esnafı yıllar önce bitirmeye başladı..
Bakkal, manav, terzi, kasap, yoğurtçu gibi meslekler yok olmaya başladı çünkü artık herşey otomasyon herşey bir yerde...
Süpermarkette satılmayan şey kalmadı neredeyse...

Bu süreç nereye kadar böyle bizi yobazlaştıracak hep birlikte izleyip göreceğiz ve sessizliğimizi bozmayacağız....


July 07

ben?

beni daraltmayın.
beni sıkıştırmayın.
beni bunaltmayın.
beni iyi anlayın.
beni iyi tanıyın.

eğer bunlara dikkat etmezseniz.
ben diye birşey kalmaz, sizde sorun yaşamazsınız...
June 12

.

nedense yazmak istediğim bu yazıya konu bulamadım. sadece yazmak istedim.
bu aralar çok daralıyorum, sıkışıyorum. Sebebini biliyorum ama başka çareler aramaya çalışıyorum. Yetmiyor bazı şeyler. gelenler gidenlerle aynı olmuyor..giden çok olunca dönen az oluyor...
Stresli bir çalışmanın esiri olmuşuz, hep gerilim, çok yorgunluk.. huzur var elbet ama bazen o da yerini gerginliğe bırakıyor. Yaptıkların, çabaladıkların bazen bir kelime ile uçup gidiyor.
Hayat anlamsızlaşıyor, amaçsızlaşıyor, belirsizleşiyor...sakin olmak yetmiyor...
Sıkıldım çok.
May 21

çizik

hacı duvara bir çizik daha attım dün...
 
2009  
Photo 1 of 19

Custom HTML

Dobişko www.gezenbilir.com www.cagatayyolda.net

Video

Mitsubishi L200 Magnum Test Drive 2008